Search
Cumartesi 18 Kasım 2017
  • :
  • :

Merve Ünal Sizin İçin Yazdı: “YOL ÖĞRETİR”

Herkesin ucu olmayan, kurdukça heyecanla harmanlanan hayalleri vardır. Bunlardan biri de ne amaçla olursa olsun, lise, üniversite, yüksek lisans, iş hayatı, seyahat vs., yurtdışına gitmektir. Nereye daha çok gitmek istiyorum? Nerede okumalıyım? Gidince orada yapabilecek miyim? Buna bütçem yetecek mi? Yalnız mı gitsem arkadaşımla, sevgilimle mi gitsem? Ailem buna nasıl bakar? Gibi birçok soru gelir arkasından bu hayallerin.

Benim de bu hayallerle ve sorularla dolu olduğum bir dönemim oldu (ve hâlâ devam ediyor). O kadar çok gezmek, görmek, yeni insanlarla tanışmak, yeni yemekler yemek istiyordum ki. Gidip görsem, bunu kendim için yapsam özgüvenimin ve yabancı dilimin de gelişeceğine inanıyordum. Çok araştırdım. Malum bütün sayfaları takip ettim. Yüksek lisans için okullar araştırdım. Bunları yaparken bütçeyi nasıl halledeceğim diye de çok düşündüm ve tabi biraz da içimde bir korku vardı olurda gidersem diye. Bir gün takip ettiğim sayfalardan birinde bir arkadaşa yazdım çünkü kendi kendime ilerlemiyordu artık. Tecrübeniz yok ve ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Onunla biraz konuştuktan sonra PROJELİST ile tanıştım. Sayfadaki ilanları takip ettiğini ve oradan sürekli projelere başvurup yurtdışına gittiğini söyledi. Bütçenin nasıl ayarlandığını sorduğumda Avrupa Birliği tarafından masrafların karşılandığını söyledi. Açıkçası bunu duyunca bayağı bir kafama yattı. Sonra sayfayı takip edip birkaç projeye başvurdum. Sonuç alamadım. En son acil katılımcı arayan bir projeye rastlayıp hemen başvurdum. O kadar kısa sürede döndüler ki kabul edildiğimi duyunca ne yapacağımı şaşırdım. Çünkü uzun zamandır bir sonuç alamayışıma alışmıştım.

(Photo by Gamze Kaplan)

O kadar istediğim proje çıktı. Hemen iletişime geçip biletlerimi aldık. Çanta hazırlaması, ne götüreceğim telaşı falan derken heyecan en üst seviyedeydi bende. Diyorum ki insanlar tek başlarına çıkıyor, onca ülke geziyor biraz sakin ol. Neyse arkadaşlar ben böyle yeni tanıştığım, tanıdığıma da çok memnun olduğum 7 kişi ile birlikte Amsterdam aktarmalı uçağıma bindim. İlk çıkışımın da direk Amsterdam olması ve 10 saat aktarma için bekleyecek olmak açıkçası benim için çok güzeldi. Aktarma sırasında olsun, Lüksemburg’da projede olsun çok eğlenceli vakitler geçirdim. Bir çok arkadaş edindim ki hala da kontak halindeyim. Benim için çok başka çok güzel bir deneyim oldu.

Proje bitiminde de verilen 2 günlük boş zamanda da arkadaşımın yanına gitmek için tek başıma Lüksemburg’dan Brüksel’e geçtim. O da farklı ve çok çok güzel vakit geçirdiğim bir tecrübeydi benim için. Çok bir yer gezmedim 10 gün boyunca ama bu kadar bekledikten sonra istediğim şeyi elde ettiğim için çok mutluydum. Özgüvenim gelişmiş ve mutlu bir şekilde döndüm evime. Dönüş yolunda yeni planlar yaparak tabi.

Demem o ki arkadaşlar ne kadar ufak olursa olsun başkaları için, size zor ve imkansız gelen şeyleri imkanlı kılabilirsiniz. Tek yapmanız gereken bunu gerçekten isteyip istemediğiniz. Para da bulunuyor, aile de ikna ediliyor, size bu yolda destek veren bir sürü insan da çıkıyor karşınıza. Döndükten sonra bunu bir kez daha anladım. Hayal edin, isteyin, kararlı olun. Şuna bak neler yapmış, nerelere gitmiş, o bile gitmiş demeyin. Hayatınızda istediğiniz ne varsa uğraşın onun için. Bu teknoloji çağında elimizin altında bu kadar fırsat yatarken adım atın kendiniz için projelere, programlara, eğitimlere başvurun. Bu hayat ve hayaller sizin.

Hiçbir şey için geç değil, sevgiyle kalın.

ALESTA TRAMOLA!

[NOT: Bu yazı, ProjeList Üniversite Temsilcilerimizden Merve Ünal tarafından sizin için kaleme alınmıştır.]

https://www.facebook.com/mrvnal

Fotoğraflar Gamze Kaplan tarafından çekilmiştir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir